Korel Kubilay

Teknede kadın uğursuzluktur, diyenlere!

Babaanne usulü, ilk yardım.

1 Haziran 2016

Babaanne usulü, ilk yardım.
Lokum sever misiniz? Türk Lokumu! Ben bayılırım.
Bundan bir kaç gün önce  iskelede  tanıdıklarla sohbet ederken ayağımı arı soktu. Ya da başka bir şey! Normalde arı sokmasına karşı alerjim yok. Çünkü her sene kendileri muhakkak tadıma bakarlar ve bir kaç gün içinde kendiliğinden geçer. Ama bu sefer öyle olmadı.
Arı ile bütünleşmemden iki gün sonra ayağım bir davul misali şişerek, fena bir yanma hissi ve büyük bir kaşıntıyla beni güne uyandırdı. O kadar acım, ağrım ve kaşıntım vardı ki; üstüne basamaz hale geldim. Git gide şişlik tüm ayağıma yayılmaya başladı. Hemen ilk fırsatta  soluğu hastanede aldım. Hastane dönüşü iskelede Kuntay’ ın beni almaya gelmesini beklerken Şevkinaz abla ( Deniz Kızı Restaurant’ın sahibi Mustafa abinin eşi) “ Bırak o ilaçları kullanma. Lokum bas ısırılan yere, üstüne de çorap giy, yat. Bir şeycin kalmaz, iltihabını alıverir. Biz köyde hep böyle yaparız.” dedi. Şaşkınlıkla onu dinledim ama ilacımı içmiştim çoktan, daha eczaneden çıkar çıkmaz. Tabii pek inanası gelmiyor insanın böyle bir nine usulü tedavinin işe yarayıp yaramayacağına! Lokum nasıl tedavi edebilir ki?
İlaçlar, kremler, pansuman suyu ile tekneye döndüm ve hemen gerekli uygulamaları yaptım. Biraz rahatlar gibi olmuştum. Ta ki; gece, şiddetli bir kaşıntı ve yanma hissini duyana kadar. Öyle kötü uyandım ki uykumdan çaresizce; teknenin içinde deli deli dolanmaya, tekrar pansuman suyunu uygulamaya ve kremleri sürmeye başladım. Ama hiçbiri fayda etmedi. Kaşıntım, yanma hissi, şişlik, kızarıklık gitgide şiddetlenmeye başladı. İçimden doktora küfür ediyordum. Sonra aklıma Şevkinaz ablanın söyledikleri geldi. Ben lokum çok  sevdiğim için hem teknede hem evde her zaman bulundururum. Kahvenin yanında ikram eder, tatlı krizimi geçiriverir. Bir baktım o minik lokumlardan sadece 3 tane kalmış. Hap kadar lokumlar! Pek umudum olmasa da, ne kadar etki edeceğini bilemesem de çaresizliğimden uygulamaya karar verdim. Minik lokumlarımı dikkatlice parmağımla ezerek ve birleştirerek ısırılan yerin üzerine yerleştirip üzerine de sargı bezi koyarak plasterle bileğime yapıştırdım ve dualarla birlikte kabinime uyumaya girdim. İnanmayacaksınız ama yarım saat sonra ayağımdaki tüm şikayetlerim azalmaya başladı. Ve nihayet uykuya  dalabildim. Sabah kalktığımda hem şişlik inmiş, hem ağrı yok olmuş hem de kaşıntım bitmişti. Öyle mutluyum ki bu sabah inanılır gibi değil. İki gündür çektiğim tüm şikayetlerimin neredeyse yüzde yetmişi geçti.

Çok sevdiğim bu minik tatlıların bir gün beni iyileştireceği hiç aklıma gelmezdi. Sevgili Şevkinaz abla sayesinde şahane ilk yardım uygulaması öğrendim. Ve bunu yaşayan biri olarak hemen sizinle paylaşmak istedim. Boşuna dememişler; “Babaanne’ ler otacıdır.” diye. Vallahi,  ne varsa hala onların ilaçları derdimize derman oluyor.
Ne yapıyoruz peki?
Evimizde, teknemizde her zaman lokum bulunduruyoruz.
Hem afiyetle yiyoruz, hem ikram ediyoruz hem de şifa buluyoruz.
Lokumsuz tekneler, lokumsuz evler olmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

Öncelikle geçmiş olsun, vallahi böyle ufak durumlar için bile ilk yardım eğitimleri olduğunu geçtiğimiz gün aldığım eğitimde gördüm, tanık oldum. Biz toplum olarak ilk yardım eğitimini sadece araba kazalarında uygulanır sanıyoruz. Bu işin eğitimini almasını herkese tavsiye ederim. https://istanbulbogazicienstitu.com/uzaktan-egitim/ilk-yardim-egitimi-uzaktan-egitim/

Feride Yılmaz   |   Haziran 1, 2016