Korel Kubilay

Teknede kadın uğursuzluktur, diyenlere!

Denizde bir mutlu kadın daha…

14 Nisan 2017

Teknede yaşayan cesur kadınlarla ilgili uzaktan söyleşilerim devam ediyor. Havaların da yavaş yavaş ısınması ile biraz hareketlenelim, kendimize gelelim dedim. Hele bir de şu referandum öncesi, hepimize iyi gelir diye düşündüm. Hepimizin güzel enerjilere ve görsellere ihtiyacı var.

Sevgili Gülistan’ la daha gerçek anlamda bir araya gelemesek de, bunun için sabırsızlanıyoruz. Çünkü, birbirimize anlatacağımız, paylaşacağımız çok şey var. Sadece instagram ve blog sayfam üzerinden gelen tanışıklığımız  ilerleyen zaman içinde  WhatsApp’ tan mesajlaşmaya  kadar ulaşarak ve sanki uzun zamandır arkadaşmışız hissiyle devam etmekte. Ne mutlu bize! Bizi buluşturan aslında yine her zaman olduğu gibi deniz ve tekne sevdamız. Gülistan’ ın sayfalara sığdıramadığı küçük hikayesini okurken ben çok keyif aldım. Onun samimiyeti, denize olan tutkusu ve beni kırmayarak ona gönderdiğim soruları tüm samimiyeti ve heyecanı ile cevaplayıp yayınlamama izin verdiği için çok teşekkür ediyorum. Güzel fotoğraflar eşliğinde, Gülistan’ ın kendi kaleminden keyifli okumalar hepinize.

Gülistan’ ım, elbet bir gün buluşacağız.

IMG_20170404_190341_597_480x600

Mutlu kadın suratı, böyle olur.

Ben Gülistan Kutluözen Oğuzalp. 25 yıldır havacılık camiasında çalışıyorum. Her fırsatta kendimizi doğanın kucağına teslim etmezsek pek normal olamayacağımız bir iş kolu. Olympos Çıralı, bizim kaçış noktalarımızdan biriyken bir gün bize şu an yaşadığımız harika hayatın kapısını araladı. Çıralı sahiline yanaşan bir yelkenli, kuğu edasıyla tam karşımıza demirledi. Eşim Hakan’la birlikte saatlerce onu seyredip aynı şeyleri düşünmüşüz! Bu nasıl bir dünya? Eve dönüş yolunda ikimiz de aynı soruyu birbirimize sorduk.
05 mayıs 2015. O yelkenli sahiplerine çok teşekkür ediyorum. O gün çektiğim fotoğraf, bu güzel hayata attığımız adımın ilk karesi oldu.

İşte, o kare.

İşte, o kare.

 

20160922_190041_800x450

Daha ne isteyelim, halleri.

 

20170307_132440_800x450

Ver, dört derece sancak.

Derhal araştırmalara başladık. Aman Allahım! Leb-i Derya bilgi dolu .Öğrenecek ne kadar çok şey var: Denizci terimleri, teknenin bölümleri ,denizci bağları (en zoruydu bana göre), navigasyon, meteoroloji gibi konular… Kendi çapında bir dünya, yepyeni bir dil. Muhteşem.
Havacılıktan aşina olduğumuz konular karşımıza çıkınca öğrenmem daha kolay oldu. Bu işin ders çalışma kısmı bize çok eğlenceli geldi. Öyle ki; iş stresimizi bu yolla atıyorduk.
Geldik işin pratik kısmına. Nasıl yapacağız? Nerede ders alacağız? Kime danışacağız? Antalya yelken öğrenmek isteyenler için biraz kısır bir bölge, ne yazık ki. Bir tanıdığımız vasıtasıyla ders alabileceğimiz bir eğitmen ile tanıştık ancak üç kez derslerimiz çeşitli sebeplerden dolayı iptal oldu. Üzüntü büyük tabii.. Ancak her işte bir hayır varmış. En nihayetinde doğru kişi ile tanışıp derslerimize başladık. Yeke dümen, 1974 yapımı Dufour Gib Sea 31 feet eğitim teknemiz ile Şubat ve Mart ayı boyunca Antalya Körfez’ inde derslerimiz devam etti.

IMG-20160220-WA0020-1_800x450

Eğitim şart.

Amatör denizci belgelerimizi de aldıktan sonra ilk seferimizi eşimle birlikte Phaselis koyuna yaptık. Sonraki adımımız Haziran ayında Göcek’te tekne kiralamak oldu. 2008 Bavaria 42 feet ile Fethiye ve Göçek koylarında muhteşem bir deneyim yaşadık. Artık hazırdık. Gerçi denizde hiç bir zaman tam oldum diyemezsin ama bir yelkenli tekneyi idare etmeyi başarmıştık.Tekne kiralamak ya da arkadaşlarımızın teknesinde olmak artık bize yeterli gelmiyordu. O kadar çok istekliydik ki, hiç ummadığımız bir çok şey vaktinden önce biraraya geliverdi ve biz kendimizi kızımız Kavalayı ararken bulduk. Etrafımızdaki bir çok kişi delirmiş olabileceğimi düşünüyordu! Ben ise onlara sadece şu soruyu sordum: “O, benim evim olacak. Sizin evinizin bir ismi var mı?” Kimse yanıt veremiyordu ama benim evimin ismi var. KAVALA.

IMG-20160830-WA0008_800x600

Bulaşık bize vız gelir, tırs gider.

Kavalay’ı Marmaris’te bulduk. Ondan önce bir kaç tekneye bakmıştık ama eşimin titizliği sayesinde elendiler. Ama kızımızı görür görmez tamam bu dedim. Hakan’ın ekspert edasıyla survey yapmasına engel oldum. ‘’İstersen her şeyde kusur bulabilirsin. Bence bunu olduğu gibi kabul edelim çünkü ben çok sevdim.’’ dedim.
Hep söylemişlerdi; tekneyi gördüğün anda anlayacaksın diye. Doğruymuş.

Mutluluktan delirmek üzere olan, çift.

Mutluluktan delirmek üzere olan, çift.

18 Eylül 2016 da Kavala’ mıza taşındık. Bir haftalık Marmaris -Antalya transferini, karı- koca birlikte tamamladık. Bizim için Okyanus’u geçmek gibi bir şeydi . Sanki, rüya da gibiydik. Hem tatilimizi hem de Kavala’ mızın transferini yaptık. 23 Eylül akşamı Gemiler Ada’sın da yaşadığımız 9 boforluk hava Poseidon’dan mezuniyet belgesi oldu. Demir’de kıçtan kara bağlıyken sabahı sabah ettik. Halat koparan yan teknenin gecenin karanlığında üzerimize sürüklenmesi, bizim teknenin gürültüyle yanlaması, Hakan’ın elinde bıçak her an halatları kesecek vaziyette beklemesi, bende motorun anahtarı demir tararsa hemen yol verecek olmamız derken günü ağarttık. Gecemizin bu kadar yorucu ve ürkütücü geçmesi bizi hiç üzmedi çünkü biliyorduk ki; dinlenince geçecekti hepsi. Gemiler Adası unutulacak gibi değildi artık bizim için. Hemen yan koyda Karacaören’ de tonozlara bağlanıp rahat bir gece geçirdikten sonra seyrimize devam ettik. Kaş, Finike derken Antalya’ya vardık. Kızımız artık yeni evindeydi.

Biraz da, gerçek manzara karesi.

Biraz da, gerçek manzara karesi.

Bir buçuk sene içerisinde hayatımızı bu kadar güzel değiştirip bize bu özgürlüğü tattıran deniz hayatı vazgeçilmezimiz oldu. Ev mi tekne mi diye sormuşsun? Bana göre kesinlikle tekne. Çünkü orada gezginim, orada herşeyi iliklerime kadar hissederek yaşıyorum. Evet alan kısıtlı; başlangıçta sağa sola çarpmalar oluyor ama ona göre yaşamasını da öğreniyorsun. Ayrıca evim Kavala ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında yelken yarışına katılıp 3. Kupamızı da aldık. Hangi ev, bunları yapabilir ki?
Etrafımdaki herkese bu güzel hayatı anlatmaya çalışıyorum.Özellikle de bayan arkadaşlarımın ön yargılarını ortadan kaldırmak için teknemize davet ediyorum. Tekneler sadece erkeklerin buluşma yeri değil kadınlarımızın hayat verdiği yuvalar olmalı. Etrafımızdaki çoğu denizcinin eşime söylediği şey, ne kadar şanslı olduğu! Çünkü bir çoğunun eşi tekneye gelmiyor bile. Oysa ki içinde kadın olan tekne hemen kendini belli ediyor.
Denizlerimizde buluşmak üzere. Denizin tuzu üzerimizden eksik olmasın.
Kavala ekibinden sevgilerle.
Gulistan Oğuzalp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar