Korel Kubilay

Teknede kadın uğursuzluktur, diyenlere!

Denizin Büyüsü Adına

10 Temmuz 2018

Babam Beni Şah Damarımdan Öptü diyeceğim şimdi, siz de ne alaka diye soracaksınız!

Hemen anlatıyorum: Yaklaşık dokuz yıldır denizin üstünde yaşıyorum  biliyorsunuz.  Bu süreçte edindiğim bilgiler, yaşadığım tecrübeler, tanıştığım şahane insanlar, zihnimde devamlı tekrarlayan anılar, kurduğum hayaller, yaptığım seyirler, hissettiğim özgürlük ruhu,  rüyamda görmediğim  adaları görmeler o adaların lezzetlerini tatmalar ve daha hatırlamadığım bir sürü deneyimlerle birlikte denizin öyle bir büyüsü var ki; insanın aklını başından alır.

Demir attığınız, hatta sadece guletlerin günü birlik mola verdiği bir koyda, seyir sonrası teknenin kıçında  dinlenirken yıllardır görmediğiniz ama bir zamanlar hemen hemen her hafta iş dolayısı ile görüşüp ve çok sevdiğiniz bir arkadaşınızı, yanınızdan kanoyla geçerken görürseniz ne yaparsınız? Tabii ki her iki taraf da şaşkınlık, sevinç  ve hayretler içerisinde hemen denize atlayıp o tuzlu suyun ıslaklığıyla birlikte mavi suların içinde birbirinize sarılır ve hemen eski günleri yad edip en son ne zaman görüştüğünüzü hatırlamaya çalışırsınız. Bunun gibi denizde yıllardır görmediğim o kadar çok arkadaşımla karşılaştım ki sayısını hatırlamıyorum.

İşte yine aynısının daha farklısını yaşadım iki gün önce! Uzun zamandır okumak istediğim;  Babam Beni Şah Damarımdan Öptü isimli kitabı yaklaşık bir yıl önce satın almıştım. Aynı anda birden fazla kitap okuduğum için bir türlü kitabın içine giremedim ve hep onu erteledim. Sonra, yine deniz sayesinde tanıştığım Gülistan, tekneme misafir geldiğinde üç ayrı kitap hediye etti bana. Teknede yaşayanlara en güzel hediyedir kitap, çünkü denizin ortasında bulma şansınız çok azdır. Üç kitaptan biri  yine aynı kitaptı: Babam Beni Şah Damarımdan Öptü. Oldu mu sana iki tane aynı kitaptan; biri evde biri teknede.  Kendi kendime,  bu kitabı artık okumam lazım  vakti gelmiş de geçmiş  derken  başladım okumaya.

Sonra, çok eski arkadaşım olan Dilara Endican’ın Söğüt’te şahane bir mekan açtığını öğrenmiştim  ve gitmek için sabırsızlanıyordum. Teknemde  bana eşlik eden arkadaşım Gökçe’ de orayı görmeyi ve  yemeklerini tatmayı çok istiyordu. Yine denizin büyüsü ile spontane gelişen,  yılardır yüz yüze görüşemediğim  sevgili arkadaşım Pınar ve dünyalar tatlısı kızı Su da bize katılarak  kız kıza bir ekiple  Söğüt’ün deniz kıyısındaki  Barba Saranda isimli mekanda  buluverdik kendimizi. Az da olsa özlem giderip güzel yemeklerinden yiyerek sohbete daldık. Biraz etrafı gezeyim derken sevgili Dilara ile, benim tekne yaşamımdan konuşuyor instagram sayfamdaki  fotoğraflarıma bakıyorduk ki,  arkamdan genç bir adam aynı kitabı bana uzatıverdi (bize kulak misafiri olmuş). Şaşkınlık içerisinde bu genç adama baktım! Bana bu kitabı denizde yaşadığım için hediye etmek istediğini söyledi. Bende ona aynı  kitaptan zaten  iki tane olduğunu anlatmaya çalışıp ret ederken  kendisinin bu kitabın yazarı olduğunu öğrendim. Dilara’ ya bunu şaka olduğunu ve inanmadığımı söylesem de karşımda en çok satan kitabın yazarı duruyordu. Önce ret ettiğim kitabı benim için imzalamasını rica ederek,  büyük bir sevinç ve şaşkınlıkla elimde üçüncü kitabımla masaya dönüp  heyecanla olanları anlattım kızlara… Herkesin şaşkınlığı en az benim kadardı.

İşte böyle bir şeydir denizde yaşamak.

Yıllardır görmediğin eski arkadaşlarınla buluşturuverir seni ,

hatta okuduğun kitabın yazarını bile çıkarır karşına.

Not: Dediğin gibi Ozan; Yarın Belki de Kendime Uyanırım bölümünü tam benlik.

Teşekkürler Ozan Önen.

Kalemine yüreğine sağlık, yine bir yerlerde karşılaşmak ümidi ile.

Denizin tuzu üzerimizden eksik olmasın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

Hayatın sırrı denizde sevgili Korel:) Sen de bunu en iyi görenlerdensin.Denizin tuzu üzerinden eksik olmasın. Sevgilerimle.

Gülistan OĞUZALP   |   Temmuz 10, 2018

yazınızı soluksuz okudum teşekkürler

hande   |   Temmuz 10, 2018