Korel Kubilay

Teknede kadın uğursuzluktur, diyenlere!

Sadun Boro Sadun Boro Sadun Boro. Cennet’ten Cennet’e, Gina konuşuyor…

29 Ekim 2015

Şu an sabah altı buçuk. Daha güneş doğmadı. Havuzlukta oturuyorum. Sade türk kahvemi yudumlayıp, sardığım tütünü tüttürüyorum. Etrafımda arı vızıltıları ve kuşların minik minik ötüşlerini dinliyorum. Gina tonozda bağlı, sisin içine gömülmüş durumda. Yalı çapkınları sabah kahvaltısı için işe koyuldular. Suyun hemen üstünde uçuşup, balık avlamaya çalışıyorlar zekice. Avlarını gözetlemek için dala konup, sabırla bekliyorlar gözümün önünde. Ve ben dayanamayıp dürbünle onları izlemeye başlıyorum. O muhteşem yaratıkların renklerine bakıp, hamaratlıklarını izleyerek mest oluyorum sabah sabah. Suyun en sığ yerlerinde koca koca levrekler cirit atıyor çappada çuppada…Bir şenlik bir şölen sormayın gitsin. İskelemizde Metin abi ve daha tanışamadığımız başka yeni komşularımız hala teknelerinde uyuyorlar. Saatler geçtikçe denizin üstündeki sis bulutu git gide yükselmeye başlıyor. Kıyıdaki horozlar da eklendi sabah şölenine. Vay anasını… Anbean yazmaya çalışıyorum ki beni biraz anlayabilesiniz! Keşke benim yerimde olabilseydiniz…

Etrafıma bakmaya, dinlemeye doyamıyorum; kendimden geçtim. Ben nerdeyim?

Gina, üç gün önce kışlamak için yeni yerine bağlandı. Bu kış iskelede kalmak yerine kıyıya kıçtan kara yaparak kalmaya karar verdik. Sevgili Sadun hocanın yıllardır -hatta Kısmet’in de- bağlandığı tonozunda bu kış biz varız. Bu sene bize nasip oldu Sadun hocanın tonozuna bağlanmak. Yıllardır uyanır uyanmaz baktığı ilk noktaya şu an biz bakıyoruz. Aynı güzellikleri biz yaşıyoruz. Güneşin doğuşunu, yağmurun yağışını izliyoruz hayranlıkla onun yerinden,cennetten. Okluk koyundan hep cennet olarak bahsederdi Sadun hoca hem yazılarında, hem de sohbetlerinde. Dünya turunu tamamlamış gerçek bir denizci olarak burasının yeri her zaman özeldi sevgili Sadun Boro için.

Sadun hocanın tonozunda kalmak büyük bir şans oldu bize. Çünkü hiç aklımızda yoktu buraya bağlanmak. Bizden önce, dünya turuna çıkmak üzere hazırlanan Trimaran vardı. Onlar iskeleye geçtikten sonra birkaç gün tonozun boş olduğunu gözlemledik ve kimse oraya bağlanmayınca şahane bulutlu, hafif yağmurlu bir havada yeni yuvamıza yerleştik büyük bir heyecanla. Okluk koyunun hem en güvenli, hem de en şahane noktasıdır Sadun hocanın tonozu.Ve şimdi Gina tam o noktada. Kısmet’in yıllardır bağlandığı tonozda.

Sadun hoca bizi buraya çağırdı sanki, bunu hisedebiliyorum. Fazla görüşemesek de severdi bizi,en çok da beni 😉 Hatta Kuntay’ı gördüğünde ”Kapmışsın benden önce kızı!” deyip takılırdı. Günlerdir Kuntay’la konuşuyoruz ”Acaba Sadun hoca bizi buraya bilhassa mı çağırdı?” diye…Ya bize diyor ki ”Sizin artık vaktiniz geldi. Hazırlığınızı yapın benim tonozda,çıkın dünya turuna!” ya da diyor ki ”Dünyanın neresine giderseniz gidin asla böyle bir cennet çıkmayacak karşınıza! Oturun oturduğunuz yerde,çıkarın keyfini! Uğraşmayın boşu boşuna.”

Sadun Boro Sadun Boro Sadun Boro. Cennet’ten Cennet’e; Gina konuşuyor…

Teşekkürler Sadun hoca, bize tonozunu bıraktığın için. Senin baktığın yerlere bakmamızı sağladığın için. Umarım biz de yakalarız senin baktığın noktalara bakmayı, yaşamayı ve keyfini çıkarmayı. Biliyorum şu an bizi izliyorsun ve seviniyorsun bizi burda gördüğün için. Bıraktığın emaneti elimizden geldiğince korumaya niyet ediyoruz.

Not: Bugün yıllardır hayalini kurduğumuz  vebastomuz ( teknelerde kullanılan mazotlu ısınma sistemi ) takıldı. Hem Sadun hoca hem de vebastomuz için tekne komşularımızla küçük bir kutlama yaptık. Yanlış anlamayın, komşularımı seviyorum ama içlerinden biri de kel ve kıllı olmayıp, denizci bir kadın olsaydı ne çıkardı? Çok mu şey istiyorum?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar