Korel Kubilay

Teknede kadın uğursuzluktur, diyenlere!

Teknede Kadın Neden Uğursuzluktur?

5 Ekim 2015

Bu blog sayesinde o kadar çok okuyup araştırmaya başladım ki kendimi kaybediyorum diyebilirim. Denizde geçirdiğim beş yılımı sizlerle paylaşmaya çalışırken ben de sizinle birlikte donanıyor ve daha da özgürleşiyorum. İstiyorum ki birlikte öğrenelim paylaşalım.

Her zaman duyduğum ve sinirle tepki verdiğim cümleydi bu: ”Teknede Kadın Uğursuzluktur.” ” Ne işi var kadının ya teknede?” ya da ”Kadınlar deniz yaşamını sevmez ,onlar ne anlarlar?” gibi daha yazmak ve duymak istemediğim cümleler.

Efsanelere göre gemilerde kadın uğursuzlukmuş. Eski İngiliz ve Viking’lerin inanışlarına göre,tüm dünya denizciliğinde asırlardır gemide kadının varlığı hiç hayra yorulmazmış.

Eski denizciler ve balıkçılar arasında yaygınlaşan bu batıl inanç,gemide bulunan kadının denizi ürküttüğü ve bu yüzden havanın kötüleşeceğine dair bir kehanet olarak meydana çıkartılmış. Özellikle geminin mürettebatının ( o zamanlar çok sayıda mürettebat çalışırmış gemilerde ) gemide bulunan kadına sahip olma arzusundan dolayı,gemideki yapılması gereken işleri yerine getirememeleri ve bu yüzden kavga etmeleri,bu batıl inancın sebeplerindenmiş.

Ve bu batıl inanç günümüzde o zamanki nedenler artık geçerli olmasa da,hala mevcut bir inanç olarak kalmış ve ağızlara sakız gibi yapışmıştır.

Her ne kadar kadın gemide uğursuzluk olarak nitelendirilse de,çıplak kadın şans getirirmiş.Geleneksel olarak kadının çıplaklığının, kabaran denizi sakinleştirdiği ve utandırdığı söylenir. Gemi,kadın gibi narin bir varlığı taşıdığı için denizin onu hırpalamayacağı varsayılmış ve geminin civadra (geminin burnu ) altına koyulan ” göğüsleri meydanda ” kadın figürü uğur olarak kabul edilmiştir.

Viking’lerden gelen bir rivayet de şöyledir: Gemilerin yapımdan sonra denize atılmaları ( gemiyi ilk kez suya indirmek ) gerekmektedir.O zaman ki inanış,’Deniz Tanrısı Poseidon’un buna izin vermeyeceği ve çok sinirleneceği yönündeymiş. Bu nedenle,yani Poseidon’u kızdırmamak için gemiler bir kadın gibi süslenerek ve bir kadın ismi verilerek ( teknelerin ”She” veya ”Lady” olarak nitelendirilmesinin ve teknelere daima kadın ismi konulmasının nedeni budur ) hazırlanır ve Poseidon’a allı şallı hediye olarak sunulurmuş. Böylece Poseidon kızmazmış. Gemiler kadın olarak görüldüğü için ve kadınlar arasındaki kıskançlık o zamanlarda da gayet iyi bilindiği için,gemiye başka bir kadının binmesinin iki kadın arasındaki rekabet ve kıskançlıktan ötürü uğursuzluklara yol açacağı düşünülürmüş.

Denizde yaşayan bir kadın olarak her zaman kızımız Gina’yı kendim gibi görüyorum, hatta kendimden de öte…Çünkü biz gerçekten aynıyız aslında, ama teknelerimiz ve gemilerimiz için asla uğursuz değiliz.

Gemilerle kadınlar arasında birçok benzerlik olduğunu düşünüyorum. Bazılarını sayayım: Teknelerin çevresi her zaman onunla ilgilenen erkeklerle doludur;tıpkı kadınların da arzuladığı gibi…Teknelerde sıklıkla büyük bir telaş yaşanır; kadınların arıza çıkarttığı zamanlar gibi. Onların da bizim gibi vücut hatları vardır: Geniş kalçalı,yuvarlak kıçlı, sivri burunlu…Dikkat çekmek ve tüm ilginin onların üzerinde olmasını isterler; biz istemez miyiz? Tekneleri güzelleştirmek, süslemek ve boyamak gerek galon galon boyalarla; biz de makyajsız yapamayız. Süpriz masrafları, ani büyük harcamaları olur, hiç hesapta olmayan ( mesela ırgatın bozulması ); bizim de bir anda gidip pahalı havalı bir ayakkabı alıp rahatlamamız gibi…Dışarıdan denizin üstünde güneş ışığının yansımasıyla öyle şahane görünürler ki gözlerinizi alamazsınız onlardan, ama içlerinde kim bilir neler oluyordur? Depresyondayken kuaförden çıkmış halimiz gibi!

Her şey bir yana ,ben Gina’mı ve denizdeki yaşamımı öyle çok seviyorum ki -Poseidon’un beni sevdiği gibi – bu efsanelere meydan okuyorum! Böylesine güzel bir tekneyi kullanabildiğim ve onunla vakit geçirebildiğim için ne kadar şanslı olduğumun farkındayım. Gina ve ben iki kadın olarak birbirimizi kıskanmıyor,aksine çok seviyoruz. Bu yüzden ikimizle de gurur duyuyorum!

Gina benim uğurum,ben de onun uğuruyum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar