Korel Kubilay

Teknede kadın uğursuzluktur, diyenlere!

Yaşam Başladı

3 Nisan 2017

FANDANGLE’ DA YAŞAM BAŞLADI BİLE…
Teknemizde yaşam çoktan başladı bile. Bir anda ısınıverdik yeni kıza hiç yabancılık çekmeden. Sanki o da bizi bekliyormuş gibi. Akşam üzeri dört-buçuk gibi yeni teknemize yerleşmeye gelmiştik Foça’dan. İlk defa kızı suda görecektik ve içinde uyuyacaktık. Heyecanlıydım… Gina’dan sonra ilk defa başka bir teknenin sahibi olarak olmuş olmak bana çok garip geldi. Bilmediğin bir tekne, ama senin teknen! Tekneye adım atar atmaz hemen başaltı kabinimizi ve tuvaletimizi temizlemem ve uyuyabilecek hale getirmem gerekiyordu. Hemen bir elektrik süpürgesi temin ederek kabinimizi en ince köşelerine kadar süpürüp, tavan ve mobilyalar olmak üzere her yer arap sabunları ile silindi, aklandı, paklandı. Kuntay’ da bu arada karşılaştığımız ilk süprizle boğuşmaya başladı. Dakika bir gol bir, buzdolabı çalışmadı. Teknenin en önemli bilinmesi mecbur olan, elektrik bölümüne hızlı bir geçiş yaparak teknenin tüm elektrik-elektroniğini çözmeye koyuldu Kuntay. Önce harita masasının oradaki panonun bağlantıları ile başladı, sonra buzdolabının tüm elektrik aksamını çözerek, hem teknenin elektronik detaylarını öğrendi hem de buzdolabımızı çalışır hale getirdi. İlk süprizimizi çok şükür sıfır masrafsız atlattık. Kabinimizi hazırlayıp mis gibi çarşaflarımızı serdim ve uyku vakti gelmesi için beklemeye başladım. Artık bu kız bizimdi ve birbirimize alışmaktan başka çaremiz yoktu.

İlk gecemiz güzel geçti. Alışık olmadığımız ferah bir kabinde uyumak ve takla atmadan kalkmak, şahane hissettirdi. Önce biraz yabancılık çektik tabii ki; ama sabah kalkınca uyumlanmıştık yeni kızımıza ve hemen işlere güçlere başladık. Başka bir tekneye yerleşmenin zor olacağı hiç aklıma gelmezdi. Farklı mutfak, farklı yaşam düzeni, bilmediğin dolaplara sığmaya çalışmak, yeni alışkanlıklar edinmek aslında hiç de kolay değilmiş. Kuntay hala tuzluğun nerede olduğunu soruyor, mesela!
Aslında bu yazdıklarım şımarıklık. Yeni bir mekanı keşfetmek, kafayı tekrar çalıştırmak, ambarlardan veya kabinlerin yatak altlarından çıkan sürpriz eşyalar derken büyük keyifle yerleşiyoruz yeni evimize. Her evin olduğu gibi onun da bizim ihtiyaçlarımıza göre eksikleri var tabii ki!
En çok merak ettiğimiz yelkenlerin durumuydu? Çünkü, biz bu kızı beğendiğimizde tekne karada olduğu için yelkenler sancak kıç-altı kabinde katlanmış duruyordu. Havanın da güneşli ve güzel olduğu ilk anda yelkenlerimizi taktık. Bizden önceki sahibi belli ki yıkatmıştı yelkenleri çünkü mis gibi deterjan kokuyordu ve gayet iyi durumdalardı. Ama hala seyire çıkamadığımız için performansı hakkında bir şey söylemek zor.

Önceliğimiz; önemli olan eksikleri tamamlamak. İlk iş olarak pompalı-manuel olan tuvaletler Kuntay tarafından elektrikli oldu hatta teharet musluğu bile yapıldı. Irgatı kontrol ettiğimizde zinciri topluyor ama bırakmıyordu; ırgat sökülüp, güzel bir bakım yapılarak alargaya çıkılacak hale getirildi. Şimdi, yapılması gereken sıradaki önemli iş; güneş panellerimizi takıp kendi elektriğimizi üretmek. Bunu bir an önce yapalım ki; her an çıkmaya hazır olalım.
Bu arada umarım blog sayfamın yeni halini beğenmişsinizdir. Uzun zamandır yapmak istediğim ama cesaret edemediğim bir şeydi. Tekno özürlü bir kadın olduğum için başaramam diye endişelerim vardı. Sevgili dostumuz Burak sayesinde şahane insanlarla tanıştım. Çok profesyonel ve güler yüzlü bir ekiple bu yola baş koyduk. Yaklaşık iki haftadır benim için çalıştılar ve güzel şeyler ürettiler. Her gidişimde kendimi bu aileden http://oznetyazilim.com/ biri gibi hissettim. Her seferinde beni samimiyetle karşılamaları, bana tahammül etmeleri, her soruma cevap vererek beni cesaretlendirmeleri, bilmediğim bir sürü bilgilerle beni donatmaları kendime olan güvenimi arttırdı. Hatta gece gece Gülbin’e attığım mesajların cevap olarak geri gelmesi beni ayrıca ferahlattı. Çünkü herhangi bir aksilik söz konusu olduğunda onlara ulaşabiliyor olmak, insana kendini iyi hissettiriyor. Buradan bu şahane ekibin isimlerine ayrı ayrı teşekkür edemeden geçemeyeceğim. Bu şirketin kurucusu olan Batuhan Özünal’ a ilgisinden dolayı, ilk karşılaştığım genç arkadaşım Yasin Kaya’ya beni yönlendirmesinden ve şahane bir logo süprizi yapmasından  dolayı, Mert Kahyaoğlu’na varlığından dolayı ve artık arkadaş olduğumuz sevgili Gülbin Benli Akın’a bana tahammül edip vakit ayırdığından ve beni donatmasından dolayı çok ama çok teşekkür ediyorum. Sizlerle tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Siz sevgili okurlarım ve takipçilerim için artık bunu yapmamın vakti gelmişti. Beni takip ettiğiniz, yorumlarınız ve güzel enerjiniz için hepinize çok teşekkür ederim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar